NurDergi

Buradasınız : Ana Sayfa HZ. MUHAMMED Peygamberimizin doğumu ve çocukluğu

Peygamberimizin doğumu ve çocukluğu

e-Posta Yazdır

Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü, tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu. Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi, bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:


Peygamberimiz , Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini , yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu. Peygamberimiz doğduğu zaman , bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece, "Ahmed doğmuştur" dediler. Bir çok Yahudi Alimi Tevrat'tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir.
Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesleri sönüverdi. Save Gölünün suyu çekildi. Sema ve Vadisini su bastı. Iran Sahi, Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.
PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI..
Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi. Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler, çocukları alıp götürürlerdi. Peygamber efendimizi (A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü. Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken, her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu. Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu. Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu. Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu. Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı. Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor, koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken, konuşuyor, konuşulanı anlayabiliyordu. On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman, oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu. Sütanne Halime gördüğü hayır ve bereketten dolayı, peygamber (a.s) ı bir müddet daha annesine vermek istememişti.
HZ.AMINE'NIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI..
Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine'deki Neccar oğullarından olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular. Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke'ye dönmek için yola koyuldular. Hz. Amine, Mekke'ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde durakladi. Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı. Sonra da söyle hitap etti: ``Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve karşılığında kurtulan zatin oğlu! Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin! " demiştir. Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi.
Dünyada, böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi, yüce Allah, hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına kadar dedesi Abdulmuttalibin yanında, sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu Talib-in yanında kaldı.
 

Share Button
 

AYET MEALİ

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.
(Nisâ Suresi, 34. Ayet)

HADİS-İ ŞERİF

"Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim." (Tirmizi, Rada)
"Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.'' (Tirmizi, Radâ)
"Nefsim kudret elinde olan Zât-ı Zülcelâl'e yemin ederim, bir erkek hanımını yatağa davet ettiğinde kadın imtina edip gelmezse, kocası ondan râzı oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.'' (Buhari,  Müslim,  Ebu Dâvud)
"En hayırlı kadın, kocası bakınca onu sürura garkeden, emredince itaat eden nefis ve malında, kocasının hoşuna gitmeyen şeyle ona muhalefet etmeyen kadındır.'' (Nesâi, Nikâh)

RİSALE-İ NUR

Dördüncü delil: Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce', bir tahassüngâh ise, âile hayatıdır. Ve herkesin hânesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hâne ve âile hayatının hayatı ve saadeti ise, samimi ve ciddî ve vefâdarâne hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedâkârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakiki hürmet ve samimi merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve dâimî bir refâkat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münâsebetlerin bulunmak fikriyle, akîdesiyle olabilir.
(10. Sözden)

GÜZEL SÖZLER

Hakiki sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir.
(Yahya bin Muaz)

FAİZ YİYENLER - VİDEO

CEVŞEN VİDEOSU - İZLE - DİNLE